Deniz memelileri tamamen suda yaşamak için tasarlanmış özel vücut sistemlerine sahiptirler.
Farklı Ortamlarda Keskin Görüş Yeteneği
Yunusların ve balinaların gözleri farklı ortamda görmelerine imkan verecek şekildedir. Suyun altında ve üzerinde aynı mükemmellikte görebilirler. Örneğin bir yunus, suyun 6 metre kadar üstüne zıplayabilir ve kendisi için havada tutulmakta olan bir yiyeceği çok büyük bir hassaslıkla alabilir. Oysa başta insan olmak üzere çoğu canlı, ışığın kırılmasındaki farklılıklar nedeniyle, kendi doğal ortamının dışında iyi göremez. Deniz memelilerinin gözü ile kara canlılarının gözü arasındaki farklar şaşırtıcı derecede detaylıdır. Karada gözü bekleyen tehlikeler fiziksel darbeler ve tozdur. Bu nedenle kara hayvanlarının göz kapakları vardır. Su ortamında ise en büyük tehlikeler tuz oranı, derinlere dalarken meydana gelen basınç ve deniz akıntılarının oluşturduğu hasarlardır.
Akıntılarla doğrudan temas olmaması için gözler kafanın yan tarafındadır. Ayrıca derin dalışlarda gözü basınca karşı koruyan sert bir tabaka vardır. Dokuz metre derinlikten sonra denizin dibi karanlık olduğu için, su memelilerinin gözü, karanlık ortamlara uyum sağlamayı olanaklı kılan birçok özellikle donatılmıştır. Örneğin lens mükemmel bir daire biçimindedir. Işığa hassas olan çubuk hücreleri, renklere ve detaylara duyarlı olan koni hücrelerinden daha fazladır. Dahası, gözlerde özel bir fosforlu tabaka vardır. Bu sebeple deniz memelilerinin karanlık ortamlardaki görüşleri kuvvetlidir.
Tuzlu Suda Yaşam Mucizesi
Balinalar ve yunuslar gibi denizde yaşayan memelilerin yaşamak için tatlı suya ihtiyaçları vardır. Ancak bu ihtiyaçlarını, diğer balıklar gibi tuzlu sudan karşılayamazlar. Bu memeliler su ihtiyaçlarının büyük kısmını, okyanustaki tuz oranının üçte biri kadar tuz içeren canlıları yiyerek sağlamaktadırlar.
Yapılan araştırmalara göre deniz memelileri, kendilerine özgü çözümler sayesinde vücutlarındaki tatlı suyu korumayı başarmaktalar. Örneğin bu canlılar su kaybetmemek için terlemezler, çünkü derilerinde ter bezleri bulunmaz. Bu arada böbrekleri de, kandaki üreyi yüksek tutarak suyun idrarla atılımını azaltır. Böylece su kaybı da en aza indirilmiş olur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder